Sosyal Medya ve Felsefe

Sosyal Medya’nın bu kadar yoğun olarak kullanılmasının insanlara sağladığı yararın bir çok kötü yanı ortaya çıktı bence. Hepimiz resmen fişlendik kim olduklarını bilmediklerimiz tarafından. Hepimizin dünyaya, politikaya, insanlara bakış açısı ortaya çıktı biz daha ne olduğunu bile anlamadan. Twitter’da kullanılan birçok hesap kapatıldı ve ya donduruldu gene aynı güç tarafından. Sokağa çıktığımızda bizden farklı düşünenler anladı artık onlardan olmadığımızı. Olay çok basitti aslında ‘’biz’’ sürü olmaktan sıkılıp birey olmaya karar vermiştik. Kendi fikirlerimiz sosyal medya’nın her alanında duyurmaya çalışmış ve başarmıştık da.. Sonradan dikkat çeken ise aslında bir sürüden ayrılıp diğer bir sürüye katılmakla sonuçlanan korkunç bir yanılgıydı.


Facebook, Twitter, Skype her ne kadar açıklamaları ile gerçeği yalanlamaya kalkışsalar da aslında her birimizin özgeçmişi çoktan incelemeye alınmıştı. Gezi sırasında gerçekten bir şeyleri düzeltmeye çalışan insanların Gezi olayları bittikten hemen sonra  ‘’bizi’’ ayırt etme çabaları da tamamen başkalaştırma, diğerleri, ötekiler yapmak niteliğindeydi. Biz sadece sesimizi duyurmak, bütün dünyaya yanlış olanı göstermek için var gücümüzle haykırıyorduk aslında. Biz sosyal medyayı kendimizden olanı uyandırmak için veya  ‘’ötekiler ‘’ için kullanmadık. Biz aslında yazarken uyandırdık kendimizi. Kullanabileceğimiz gücün farkına ancak varabildik ve denedik.

Üstinsan daha soğuktur, daha az tereddüt eder ve “fikirlerden” korkmaz; saygı ve “saygınlık” erdemlerine, ayrıca “sürü erdemi olan” hiçbir şeye sahip değildir. Önder olamıyorsa tek başına ilerler… İletişim kurulamayan biri olduğunu bilir. Sıradan olmak onun için tatsız bir şeydir… Kendisiyle konuşmadığı zamanlarda bir maske takar. İçinde, yüceltmek ya da suçlamak mümkün olmayan bir yalnızlık taşır.

Bu görüşle yola çıkanlar sosyal medya’da takip etmeden herkes tarafından edilenler oldular. Yaptıkları ile hakkettikleri yere gelmek için planlarını devreye sokup, o yolda ilerlemeye başladılar. En son ne zaman gerçekten aklınızdan geçeni yazdınız diye bir soru sorsam kaç kişi ben diyebilir? Siz başka insanların düşüncelerine ‘’like’’ yapıp altındaki boşluğa yorum yapanlardan mısınız? Twitter’da retweet etmek yerine kaç kere siz yeni bir hashtag açtınız ve diğerleri bunu paylaştı?

Eğer ben bir fark yaratmak istiyorum derseniz ve sosyal medyayı kullanarak bunu yaratmak bu kadar kolay ise neden siz de diğerleri gibi ’’başaranlar gibi’’ kendinize ait olan fikirlerle farklılığa katılmıyorsunuz?

Sosyal Medya daha özgür, daha farklı bir hayat sunmuyor. Sadece artık kendi korkularından sıyrılıp aslında ‘’ben de burdayım’’ demeyi öğretiyor insana.