Masa Başı Çalışmaya Karşı Mobil Çalışma

Teknoloji dünyası için beş yıl öncesine göre bugün oldukça farklı bir manzara mevcut. Orijinal Apple iPhone’nun sadece bir yıl önce piyasaya sürüldüğü zamanlardı ve yaklaşık bir milyon uygulamaya sahip, büyümeye devam eden bir uygulama pazarı başlattı. Android ilk olarak yaklaşık 5 yıl önce akıllı telefonlara geldi ve benimsenme oranı o günden beri hızlı adımlarla ilerliyor. Şunu da atlamamak gerekir ki, Microsoft da önemli kurumsal altyapı ve verileriyle birçok insanın kullanıcı deneyimi ve birlikte işlerlik/bağlanırlık açısından çok ilginç bir teklif olduğunu düşündüğü karışımın içerisinde yer alıyor.

Milyonlarca müstakbel yazılım geliştiricilerin yaratıcı enerjilerini, onları ödüllendirecek en iyi konumda olan kullanıcı popülasyonuna -şirket kullanıcılarına- uygulama ölçeği, daha önce görülmemiş cinsten. ‘Mobil’in gelişine kadar, sen bilinçli çalışan, hayatını, dünya ve pazar anlayışını zenginleştirmek, iş kurmak ve büyütmek için çeşitli teknoloji parçalarından faydalanmaya çalışırken ikiye bölünüyordun. Herhangi bir gün ihtiyacın olacak olan araçlardan hangisini kullanacağını tahmin etmeye çalışırken cihaz seçimleri yapmak zorunda kaldın. Özel platformlar, bir problem alanında “verimli” işlemesi için sağlam bir şekilde yapılandırıldı.

Sorun şu ki, sürekli olarak tek bir boyutta yaşamak zorunda bırakılmak istemiyoruz. Ne işimi yapmak için dar bir aletler setine mahkum olmak ne de bütün gün çalışmak için bir masaya zincirlenmek istiyorum!


Ayrıca karar zekasını son noktaya -son kullanıcıya- getirmek için de etkin bir yol yoktu. Büyük ölçekli şirketlerin karar verme – donanım & yazılım araçları, en düşük ortak payda ve herkese uyan bir çözüm haline geldi.

Siz ve ekibiniz her gün başarmaya çalıştığınız ne varsa onun için kullanılacak en iyi araca karar vermek için en iyi konumdasınız. Ve bu kararı vermek sadece verimli ve etkin değil, eğlenceli de. Bu, araçlarımı (ve dolayısıyla çalışma ortamımı) doğru seçtiğim sürece, başarısız olmam için hiçbir bahanem olmadığı anlamına geliyor. Dikkat dağıtıcı unsurlar üzerinde kontrol kurma ve tek bir şeye odaklanma özgürlüğüm var: iş çıktımın kalitesi ve uygunluğu.

Evernote’un arkasındaki felsefe de bu, ancak bu anlamda tek sayılmayız. Daha iyi ve sınırsız kullanıcı deneyimine odaklanın ve sihir başlasın. İnsanlar bir ürünü tahmin edemeyeceğiniz şekillerde ve mekanlarda kullanıyor. Mümkün olan en az sınırlama ve bir aleti istediğiniz gibi kullanma özgürlüğü.

Mobil dediğimiz şey bu ve böyle olmaya devam etmesi gerekiyor. Aslında, “masaüstü” ortamının bir kavram olarak demode olduğunu düşünüyorum. Bugünün bilgi işçisi, ayrı bilgisayımsal gücün portatif cihazlarının birleşimini kullanabiliyor. Bulutun aynı zamanda birçok yerde bulunma kabiliyeti düşünüldüğünde, bellek artık neredeyse faktör dışı.

Ve bu sadece Evernote değil; bilgi depolamak için, genellikle belirli bir formatın (müzik, resim, video, not ve tabii ki her türlü belgeler)  tüketim talepleri için özelleştirilmiş, her türden birçok seçenek mevcut.

Dünyadaki her ölçekten şirketin çalışma şekli bu ve şimdi her yerde ve her zaman erişilebilir konumda. Amazon Web Hizmetleri gibi bulut bilişim hizmetlerini veya Citrix veya Parallels gibi araçlarla masaüstü sanallaştırmayı eklediğinizde, maliyet ve ağırlığa karşılık neredeyse sınırsız yerel ve bulut hizmetleri güç & depolama karışımı mevcut.

İnsanların çalışma ortamlarından uzaktayken bu bireysel kararları alabilmeleri için her şey mobil ile başladı. Bulunduğunuz yerden ayrılarak tepkinizi ortaya koyun – on milyonlarca insan tam olarak bunu yapıyor.

John McGeachie
Evernote Business Başkan Yardımcısı

Kısaca Evernote Nedir?
Evernote nedir diyenler için Evernote bir not alma yazılımıdır diyebiliriz. Evernote ile aldığınız notların biçimi yalnızca metin notu olmak zorunda değil. Mürekkep notu seçeneğiyle el yazınızla not alma veya webcam’den resim çekip resim olarak not eklemesi yapılabiliyor. Kilit nokta eklediğiniz notlara heryerden ulaşabiliyor olmanız. Eklediğiniz notlar Evernote sunucularında saklanıyor.