Sosyal Medya Hesaplarımız

Edebiyat

Edebiyat Tarihindeki En Üzücü 5 Kitap Sonu

Mutlu sonlardan sıkıldınız mı? Gerçekliğini kaybetmiş sonlardan daha fazlasını bulabileceğiniz en dramatik kitap sonlarının bulunduğu edebiyat tarihinde yerlerini almış klasik eserler..

Ayça Diril

Eklenme Tarihi

-

Edebiyat Tarihindeki En Üzücü 5 Kitap Sonu

Artık mutlu sonlardan ve hayali mutluluklardan sıyrılıp biraz daha acı ama daha gerçek kitaplara ne dersiniz? Şimdiye kadar yazılmış en acıklı, dramatik ve belki de en zalim biten kitaplar gerçekliğin kendisi olmuştur aslında. Bize hayal dünyamızdaki sonu yaşatmayan bu kitaplar literatürdeki yerlerini fazlası ile almışlardır. Okuyacağınız yazıda kitapların konuları ile ilgili kısa özetler bulacaksınız.




Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört – Kitap Kapağı


Yazar: George Orwell
Orjinal Adı:Nineteen Eighty-Four

Kısa Konusu:Winston SmithDoğruluk Bakanlığında çalışmakta olup işinden ve halinden memnun biridir. Ta ki Winston’un bir antika dükkânında gördüğü yumuşak yapraklı bir defter ve mürekkepli bir kalemi almasına kadar. Günlük tutmaya karar vermesi ile birlikte artık o düşüncelerini yazmaya cesaret etmiş bir düşünce suçlusudur. Bu durum karşısında en güvendiği iki arkadaşını durumdan haberdar eden Winston, Julia’nın eline sıkıştırdığı bir not ile artık onun da düşünce suçlusu olduğunu iyice anlamıştır. Not içerisinde ‘’seni seviyorum ’ yazmaktadır. Birini sevmek… Bundan sonra gelişen bütün olaylarda devletin üretimi arttırmak için sürekli bir savaş halinde olduğunun anlaşılması ve bu üretimden halkın hiçbir şey alamaması, insanlar üzerinde kurulan totaliter baskı ve sonucunda kitabın kahramanlarının bu düzende neler yaşadıkları anlatılıyor. 20.Yüzyılın en başarılı yazarlarından biri sayılan George Orwell 47 yıllık yaşamında 2 başyapıta imza atmıştır. 1945 yılında yayınlanan Hayvan Çiftliği ve 2013 yılında yayınlanan 1984 (Nineteen Eighty-Four) adlı kitabı okuyanları gerçekten derinden etkileyecek.

Fareler Ve İnsanlar

Fareler ve Insanlar

Fareler ve Insanlar – Kitap Kapağı


Yazar:John Steinbeck
Orjinal Adı:Of Mice and Men

Kısa Konusu: Birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk yoldaşı Lennie Small’un öyküsünü anlatır. Bu iki zıt karakter çalışıp kendilerine çiftlik satın almak istemektedirler. Yeni çiftlik arayışı içindeki kafadarlar yolda ölü bir fare görürler. Lennie fareyi eline alıp sevmek ister fakat George farenin ona bir faydası olmadığını ve fareyi bırakmasını ister. Lennie’nin sevdiği şeylere dokunma huyu ilerde başlarına yeni işler acacaktır.Şimdiye kadar gittikleri her çiftlikten Lennie yüzünden kovulan George yeni buldukları çiftlikte işe başlamadan önce Lennie’yi uyarmaya karar verir. Fakat işler umdukları gibi gitmez ve bütün uyarılara rağmen Lennie başına yeni işler açar. Steinbeck bu romanında gerçekten insan ruhunun derinlerine inen keskin gözlemlerini çok yalın ve sade bir dille okuyucuya anlatmış ve kitap klasikler arasına girmiştir. Kitabın ismine esin kaynağı olan Robert Burns’un şu dizeleridir.

‘’En iyi planları farelerin ve insanların/Sıkça ters gider.’’

Doktor Faustus

Doktor Faustus

Doktor Faustus – Kitap Kapağı


Yazar:Christopher Marlow
Orjinal Adı:Doctor Faustus

Kısa Konusu : 1540–1585 yılları arasında Almanya’da yaşadığı söylenen Johann Faustus adlı kendini gizli bilimlere ve şeytana adamış bir adamın kulaktan kulağa gelen ve öldükten sonra büyücü damgası yiyen bir adamın hikayesinin anlatıldığı Faustbuch adlı kitaptan esinlenerek yazılan bir tragedyadır (trajedi). Fakat Marlowe, Faustus’u çok farklı yorumlamış, Faustbuch adlı eserin Faustus’u tam olarak değerlendiremediğini düşünerek kendi bakış açısı ile Faustus’un kişiliğini ve İngiliz Rönansını değerlendirmiştir. Kitapta bilgiye aç bir adamın daha fazla bilgi için şeytandan yardım istemesi ve insan zekasının yapabildiği muhteşem eserler, denizleri aşıp yeni yerler keşfeden cesur denizciler, aslında mümkün olmadığı düşünülen olağanüstü şeylerin elde edilebileceği haber verilmektedir. Son olarakta bilgiye aç, kısıtlı dünyasından sıyrılmış, güç, maddi ve manevi zenginliklerin peşinden koşan Faustus’un hayal dünyasının genişliği, tutkuları, acıları ve daha üstün güçler karşısındaki yenilgisini anlatan etkileyici bir başyapıt..

‘’Yine de en iyisi galiba tanrıbilim: Jeronimus’un kutsal kitabını al Faustus, iyice bak. Stipendium peccati mors est, evet… stipendium… günahın bedeli ölüm… ağır bu. Si pecasse negamus, fallimur, et nulla est in nobis veritas ; hiç günahımız yok dersek, kendimizi aldatırız, içimizde doğruluk yok demektir.’’

Dönüşüm

Dönüşüm

Dönüşüm – Kitap Kapağı


Yazar : Franz Kafka
Orjinal Adı:The Metamorphosis

Kısa Konusu: Bir ticaret evinin gezici memuru olarak çalışan Gregor Samsa, bir sabah korkulu bir rüyadan uyanınca yatağının içinde kendini bir hamam böceği olarak bulur. Bu durum içinde, Gregor’un aklına ilk gelen şey işe gitmek için trene yetişmesinin gerekliliğidir. Gregor yaptığı işi sevmemekte ancak anne ve babasının patronuna olan borcunu ödeyebilmek için bu işte çalışmaktadır. Sabah 5 trenine yetişmek için her sabah erkenden kalkan Gregor’un saat 7’yi çalmasına rağmen halen kalkmamış olması anne, baba ve 17 yaşındaki kız kardeşi Grete’nin dikkatini çeker. Kız kardeşi, kendisinden kapının kilidini açmasını ister. Gregor yataktan kalkmayı dener. Tek endişesi şayet düşerse, kaskatı sırtının yere çarptığında çok fazla gürültü çıkarıp ev halkını telaşa vereceğidir. Kapı çalınır. Gelen, Gregor’un işe geç kaldığını öğrenen müdürün bizzat kendisidir. Hesap soran müdüre, anne ve baba Gregor’un hasta olduğunu söyleyerek bahaneler bulmaya çalışmaktadırlar. Gregor kendini yataktan atıp yere düşer. Elleri olmadığı için, kapının kilidini ağzıyla güçlükle açıp kapının kanatlarından birine tutunarak dışarı çıkar. Gregor’u karşısında gören annesi ona doğru birkaç adım atıp odanın orta yerinde yığılıp düşer. Babası ise öfkeli yumruklarını sıkıp hıçkırarak ağlamaya başlar.

Bir Gün

Bir Gün

Bir Gün – Kitap Kapağı


Yazar :David Nicholls
Orjinal Adı:One Day

Kısa Konusu : Tarih 15 Temmuz 1988… Emma ve Dexter mezuniyet gecelerin de tanıştıktan sonra Emma’nın evinde son bulan gecede gelecekten ve ilişkilerinden konuşmaya başlarlar. Dexter ve Emma, yirmi yıl sonrası için birbirlerine senaryolar yazarlar. Gece bu şekilde devam ederken birbirlerine aşık olmayı beceremeyeceklerini anlarlar fakat bu yıllar boyunca sürecek bir dostluğun temelleridir aslında. Acaba bir yıl sonra ne yapıyor olacaklar? Ve böylece her 15 Temmuz günü Emma ve Dexter’ ın neler yaptıklarının anlatıldığı, hayatlarında neler olup bittiğinin anlatıldığı kitap şimdiye kadar ki en güzel aşk kitaplarından biri olarak listemizde ..

Bu kitaplarda okuyacağınız hikayelerin acı bir son ile bitmesinden daha çok ilgimi çeken yazarların genel de kendi hayatlarından, yaşadıklarından esinlenerek bunları nasıl klasik bir eser haline dönüştürdüğü aslında. Hepimizin hayatında çok üzücü anlar, yıkımlar gerçekleşiyor ya da inanılmaz bir hayal gücünün insanlar tarafından ne kadar yanlış yorumlanabildiğine hepimiz şahit oluyoruz. Kitaplarınızın olağanüstü bir hayalgücü ile başlaması ve mutlu bir son ile bitmesi dileğiyle..




Sosyal medya’yı oldukça sık kullanan, gizli gerçeklerin peşinden giden, yaşayan tüm canlılara derin bir sevgi ve saygı besleyen, Istanbul’da ikamet eden.. işte benim Zeki Müren. :)

Devamını Oku
Yorum

Edebiyat

Sevgiliye Hediye Edilecek En Güzel 10 Kitap

Sevgiliniz için hediye olarak kitap almak istiyorsanız, sevgiliye hediye edilecek 10 güzel kitap adlı makalemiz tam size göre.

Eklenme Tarihi

-

Yazar:

Sevgiliye Hediye Edilecek En Güzel 10 Kitap

İnsanoğlu’nun kısacık yaşamında aradığı yegane şey sevgi ve bu anlamlı duygu yerini bulduğunda karşınızdaki kişiye dünyaları vermek istemeniz son derece anlaşılır bir duygu. Çoğu zaman hepimiz sevgiliye hediye fikirleri bulmak konusunda zor anlar yaşayabiliriz, bunun için sevgilinize hediye edebileceğiniz en güzel 10 kitap adlı bir makale hazırlamaya karar verdim.

Hediye alırken erkek sevgiliye hediye ve kadın sevgiliye hediye diye iki ayrı kavram olsa da sanırım bu “kitaplar” için geçerli değil, aşağıda sizler için hazırladığım listenin çok güzel duygular ile karşılık bulmasını diliyorum.

10. Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

“Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum “Kürk Mantolu Madonna”yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum.”

Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.

9. Başucumda Müzik – Kürşat Başar

Başucumda Müzik – Kürşat Başar

Başucumda Müzik – Kürşat Başar

“Eğer, hayatımızın bir an’ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken… Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün… Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın.”

8. Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk

Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk

Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk

Özenle seçilmiş resim ve fotoğraflarla dolu bu kitapta, Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesindeki eşyalar üzerinden İstanbulu ve kendi hayatını anlatmaya devam ediyor…

Eski İstanbul taksilerinden kalabalık aile fotoğraflarına, ev ev gezen terzilerden gazino-sinema çevrelerine, Boğaz ve yalı kültüründen çay içmeye ve kahvede oturup kâğıt oynama alışkanlıklarına uzanan kitap, aynı zamanda Pamukun on beş yılda kurduğu ilginç müzenin hem hikâyesi hem de kataloğu.

Pamuk, Masumiyet Müzesinden yola çıkarak hazırladığı bu yaratıcı kitapta, eşyaların, manzaraların, gündelik hayatımızın tuhaf, göz kamaştırıcı ve sıradan ayrıntılarında yeni anlamlar keşfediyor.

7. Yüreğim Seni Çok Sevdi – Canan Tan

Yüreğim Seni Çok Sevdi – Canan Tan

Yüreğim Seni Çok Sevdi – Canan Tan

“Biliyorum, imkânsız aşk bu! Ama hükmedemiyorum kendime…” demişti Murat.

“Çünkü, Yüreğim Seni Çok Sevdi!..” Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını.

“Yüreğim seni çok sevdi

o yürek talan

o yürek yangın yeri

o yürek seni istiyor

bir tek seni…”

Aslı ile Murat’ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği kadar gerçek..

6. İle – Oruç Aruoba

İle – Oruç Aruoba

İle – Oruç Aruoba

En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. “Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum”. Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

5. Muhibbi Divanı – Safer Dal

Muhibbi Divanı - Safer Dal

Muhibbi Divanı – Safer Dal

Lezzet odur ki tatmayan bilemez. Nefislerin lezzeti, bir ismi de Kuddûs olan Allâh’a münâcâttır. Kalblerin lezzeti, üns ve ülfet oluklarından akan feyizli seslerdir. O ünsün çalgısı kuds köşklerinde çalınır, hem de tevhîd ilâhileriyle… O köşkün kurulduğu yer temcîd bahçeleridir. Orada mânâlar dile gelir. O çalgıların sesi yalnız erbâbına duyurulur. Onlar bu ses dayesinde coşup uçmağa başlarlar. O sesler bunları uçurur, uçurur, uçurur… Tâ ki o güçlü padişâhın katına varıncaya kadar… Ruhların lezzetine gelince onlar muhabbet şarâbını içerler ve ulvî tatlarını böyle alırlar. Sâkîleri ledünnî âlemin gelinleridir. Yerleri vuslat âlemindeki halvetgâhtır.

4. Aylak Adam – Yusuf Atılgan

Aylak Adam - Yusuf Atılgan

Aylak Adam – Yusuf Atılgan

Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam… Aylak Adam… Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca.

İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı?

C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstelik.

Zor bir karakter, zor bir yaşam, yalın bir roman.

3. Parfümün Dansı – Tom Robbins

Parfümün Dansı - Tom Robbins

Parfümün Dansı – Tom Robbins

“Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir” diyerek çılgınlık derecesinde “oyuncul” romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel / tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı’dan Doğu’ya, oradan da Yeni Dünya’ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya’da ise sadece “başarı” ve hırs vardır. Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan’dır. Pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvar çekmeleri, yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans çalışmaları; dansı müzik ve aşkal ilgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan Aristo, İsa ve Descartes’a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır. Aynı zamanda Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, Bay Hayvani Sır, Bay Çingene, Mastürbasyon, Bay İnatçı Güç, Bay Küstahlık, Bay Doğa Eni İyisini Bilir…dir.

2. Sevda Sözleri – Cemal Süreya

Sevda Sözleri - Cemal Süreya

Sevda Sözleri – Cemal Süreya

Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel “vitamin”iydi. Lirik, erotik, politik gür bir ırmak. Sevda Sözleri bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor. Öyle bir bütünlük ki bu, sıcak, tılsımlı ve ölümsüz…

1. Çiçek Senfonisi – Özdemir Asaf

Çiçek Senfonisi - Özdemir Asaf

Çiçek Senfonisi – Özdemir Asaf

‘Özdemir Asaf’ın şairdeki ‘ikinci kişi’ problemini, ikinci kişi ile kendi arasındaki bağıntıları çeşitli yönlerden derinleştirdiği, yaşayışını dolduran davranışları soyutlaştırarak bir düşünce planına yükselttiği, bunu yaparken de, 1950 şiirinin ortak biçim anlayışından ayrı, özel bir dil kullandığı görülür; çelişmeli, oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çok kere en aza indirdiği de olur.’ (Behçet Necatigil)

Çiçek Senfonisi – Toplu Şiirler çağdaş Türk şiirinin en özgün isimlerinden biri olan Özdemir Asaf’ın sağlığında yayımladığı yedi şiir kitabını bir araya getiriyor: Dünya Kaçtı Gözüme, Sen Sen Sen, Bir Kapı Önünde, Yumuşaklıklar Değil, Nasılsın, Çiçekleri Yemeyin, Yalnızlık Paylaşılmaz.

Devamını Oku

Diğer

Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen 10 Kelime

Kelimeler ve anlamları ile ilgilenmek çok büyüleyici bir alan ve şimdi tercüme edilemeyen 10 kelime ile karşınızdayız.

Çağrı Ultay

Eklenme Tarihi

-

Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen 10 Kelime

Kelimeler ve anlamları ile ilgilenmek çok büyüleyici bir alan, dilbilimciler yıllardır kelimelerin yapısal çözümlemelerini yapmakla uğraşıyorlar, harf harf ayırarak kelimelerin anlamlarını, verdiği hisleri ve düşünceleri bulmakla uğraşıyorlar. Ayrıca neden bazı hislerimizi ve düşüncelerimizi tanımlamak için kullanabileceğimiz kelimeler olmadığını araştırmak da dilbilimcilerin alanlarına giriyor.

Hiç kuşkusuz ki bu konuyla ilgili en iyi kitap Guy Deutscher’ın yazdığı “Dilin Aynasından”  (Through The Language Glass) adlı kitap. “Dilin Aynasından”, yukarıda bahsedilen his ve düşüncelerimizin tam karşılığı kelimelerin olmamasının yarattığı boşluktan bahsediyor, ve kitaba göre tercüme edilmemiş bir sürü artık kelime bulunmakta ve kültürler arası tam anlamıyla açıklanamayan kelimeler bulunmakta ve bu iletişim güçlüğü de yaratıyor.

Aşağıda bahsedilen bu kelimelere örnek olarak, tercüme edilemeyen kelimelerin bazılarından olan ve farklı dillere ait 10 kelimeyi sizlerle paylaşacağım. Belki kullanabileceğiniz bir ya da iki yararlı kelimeyle karşılaşabilirsiniz.

1. Almanca : Waldeinsamkeit

Bir yalnızlık duygusu, ormanda tek başına olmak ve doğaya bağlanmışlık hissi.

2.İtalyanca: Culaccino

Soğuk bardağın masanın üzerinde bıraktığı iz.

3. Eskimo :  Iktsuarpok

Sizi dışarıya çıkıp, herhangi biri geliyor mu diye bakmaya iten bir sezgi.

4.Japonca: Komorebi

Bu kelime Japonların güneş ışığı ağaçların arasından filtrelendiğinde kullandıkları bir kelime. Yani ışık ve yapraklar arasındaki etkileşim.

5. Ruşça : Pochemuchka

Çok soru soran insan, aslında aşırı derecede soru soran insan için kullandıkları kelime.

6.İspanyolca: Sobremesa

İspanyollar sosyal insanlardır ve bu kelime yemeği birlikte yediğiniz insanlarla yemek sonrası yapılan sohbetler için kullanılıyor.

7.Endonezya : Jayus

Biri çok kötü bir şaka yaptığında, özellikle hiç komik olmayan bir şaka kendilerini tutamayıp yüksek sesle gülmek için kullandıkları argo bir kelime.

8.Hawai: Pana Poʻo

Hani bazen anahtarlarınızı nereye koyduğunuzu unutursunuz ve kafanızı kaşırsınız çünkü bu bir şekilde sizin hatırlamanıza yardım eder, işte bu kelime tam olarak bu anlama geliyor.

9.Fansızca: Dépaysement

Yaşadığınız ülkeden uzakta olmanın verdiği his, yabancı ya da göçmen olmanın hissettirdiği duyguyu belirtmek için kullanılan kelime.

10.İsveç: Mångata

Parıltı için kullanılan bir kelime, ayın su üzerinde yarattığı yansıma için kullanılıyor.

Devamını Oku

Edebiyat

Erkekleri Yıldıran ve Okumaktan Vazgeçiren Kitaplar

Hayatınızı değiştireceğine inandığımız ve erkeklerin hiçbir zaman tamamlayamayacağı çok özel kitaplar sizleri bekliyor.

Ayça Diril

Eklenme Tarihi

-

Yazar:

Erkekleri Yıldıran Ve Okumaktan Vazgeçiren Kitaplar

Moby Dick kitaplığınızda tozlanıyor mu? Artık tozlu raflardan kitabı indirmek ve fethetmek zamanı gelmedi mi? Herkesin evinde olduğunu düşündüğüm bir pencere, rahat bir pencere önü koltuk, pencere önü koltuğun yanında içecekleri koyabileceği ufak ta olsa bir masa size lazım olan. Şimdi okumayı, kitabın kalınlığından ama çoğu zaman hakkında duyduğumuz “çok ağır kitap” sözlerinden dolayı ertelediğimiz en zor okunan kitaplar listemize bir göz gezdirin. Eminim sizin de gözünüze çarpacak olan 1 ve ya 2 kitap şu an kütüphaneniz de sizi bekliyor ve siz bu savaşı daha fazla erteleyemezsiniz. Hayatınızı değiştireceğine inandığım ve sadece kulaktan dolma bilgilerle okuyamadığınız ama sabırlı bir şekilde sizi bekleyen kitaplara bir bakalım.


Moby-Dick (Beyaz Balina)

Moby-Dick (Beyaz Balina)

Moby-Dick (Beyaz Balina) – Kitap Kapağı

Yazar: Herman Melville
Sayfa Sayısı: 740

Kısa Konusu: Roman, Amerikan edebiyatının başyapıtı kabul eden eserlerin üretildiği “Amerikan Rönesansı” diye adlandırılan dönemde yazılmıştır

Bana İsmail deyin” cümlesi ile başlayan roman, anlatıcı İsmail’in ağzından Kaptan Ahab adlı roman kişisinin Moby Dick adlı balinanın peşinde yaşadığı macerayı anlatır. İlk kez Ekim 1851’de Londra’da Richard Bentley tarafından ve Kasım 1851’de New York Harper&Brothers Yayınevi tarafından basılmıştır. Sonradan klasikleşen roman ilk yayınlandığı dönemde ilgi görmemiş, sadece 3000 adet satılmıştı. Yirminci yüzyılda ün kazandı, üzerine incelemeler yazıldı ve defalarca sinemaya uyarlandı. Simgesel okumalara açık bir kitap olan Moby Dick ile ilgili olarak; Ahab ve Moby Dick arasındaki çatışmanın birey ile doğa, Ahab ve gemi mürettebatı arasındaki çatışmanın birey ile toplum arasındaki gerilimi yansıttğı; Ahab karakterinin 20. yüzyılın diktatörlerinin habercisi olduğu; geminin Amerikan toplumunu, acımasız Ahab’ın ise acımasız kapitalizmi ifade ettiği şeklinde okumalar yapılmıştı.

A Brief History Of Time (Zamanın Daha Kısa Tarihi)

A Brief History Of Time (Zamanın Daha Kısa Tarihi)

A Brief History Of Time (Zamanın Daha Kısa Tarihi) – Kitap Kapağı

Yazar: Stephen Hawking ile Leonard Mlodinow
Sayfa Sayısı: 256

Kısa Konusu: Zamanın Kısa Tarihi, Büyük Patlama, karadelikler ve ışık konileri de dahil olmak üzere kosmolojinin çesitli konularını uzman olmayan okuyuculara açıklamaya çalışıyor. Ana amacı bu konulara giriş niteliğinde bilgiler vermekle birlikte, popüler bilim kitaplarının aksine, bazı karışık matematik denklemleri de açıklamayı hedefliyor. Kitabın 1996 baskısı ve daha sonraki baskıları zamanda yolculuk olasılığını, solucan deliklerini ve zamanın başlangıcında kuantum tekilliği olmayan bir evrenin olasılığını tartışıyor. Bu kitabın neden erkekler tarafından tercih edilmediğini kısa konusundan da anlayabilirsiniz.

Don Quixote (Don Kişot)

Don Quixote (Don Kişot)

Don Quixote (Don Kişot) – Kitap Kapağı

Yazar: Miguel de Cervantes Saavedra
Sayfa Sayısı: 1008

Kısa Konusu: La Mancha’da yaşamakta olan 50’li yaşlarındaki emekli bir centilmen olan Don Kişot, şövalyeleri anlatan kitaplara takıntılıdır ve yazılan her şeyin doğru olduğunu düşünmektedir. Don Kişot, Sancho Panza ve Rosinante ile birlikte umarsızca şövalyelik günleri tasarlarken, etrafındaki insanlar onun yavaş yavaş çıldırdığını düşünür. Dulcinee du Toboso, Don Kişot’un hayalinde canlandırdığı ve onunla birlikte maceralar kurduğu sevgilisidir. Don Kişot, yani Senyor Kesada; halkını, vatanını çok seven bir insan olduğu için olsa gerek Sancho Panza’yı da yanına alarak Don Kişot oluyor. Kitapta da sözü edildiği üzere Don Kişot, mazlumları korur ve de kötülere göz açtırmaz.Fakat her zaman yere yıkılır.

Foucault’s Pendulum (Foucault Sarkacı)

Foucault’s Pendulum (Foucault Sarkacı)

Foucault’s Pendulum (Foucault Sarkacı) – Kitap Kapağı

Yazar: Umberto Eco
Sayfa Sayısı: 656

Kısa konusu: Okült komplo teorileri hakkında gereğinden fazla yazı okuduktan sonra, üç yayımevi çalışanı (Belbo, Diotallevi and Casaubon) eğlence olsun diye kendi komplosunu uydurur. Bu satirik entellektüel oyuna “Plan” ismini verirler. Plan bu üçünde gittikçe daha derin bir saplantı haline gelir ve bazen sadece bir oyun olduğunu unuturlar. Daha da kötüsü, diğer komplo teoristleri de plan hakkında bilgi edinirler ve ciddiye alırlar. Belbo kendini Tapınak Şövalyelerinin kayıp hazinesinin anahtarına sahip olduğuna inanan ciddi bir gizli örgütün hedefi olarak bulur.

Ulysses ( Ulyyses)

Ulysses

Ulysses – Kitap Kapağı

Yazar: James Joyce
Sayfa Sayısı: 1040

Kısa Konusu: : İlk defa Amerikan dergisi The Little Review’da Mart 1918’den Aralık 1920’ye kadar seri olarak yayınlanmış, daha sonra Şubat 1922’de Sylvia Beach tarafından bütün olarak kitap haline getirilmiştir. Modernist literatürün en önemli çalışmalarından biri olarak kabul edilir. Ulysses, Leopold Bloom’un sıradan bir günde, 16 Haziran 1904, Dublin’den geçişini anlatır. (Joyce’un evleneceği kadınla, Nora Barnacle, ilk defa buluştuğu gün). Ulysses, Odysseus isminin, Homer’in şiiri Odyssey’inin kahramanı, Latinleştirilmiş seklidir ve kendi karakterleri ve olayları ile şiirinkiler arasında bağlar kurar. (Örneğin Leopold Bloom’un Odysseus’a benzerliği, Molly Bloom’un Penelope’ye, ve Stephen Dedalus’un Telemachus’a)


Devamını Oku

Popüler Makaleler